6 Eylül 2018 Perşembe
İYİLEŞMEK İÇİN YAZ: DEPRESYON
14 Kasım 2017 Salı
Medeniyetlerin Beşiğini Tıngır Mıngır Sallar İken: Çeviriler ve Edebiyat
Türkçeyi bir insanın kendini ifade edebileceği en şiirsel dillerden biri olarak görmüşümdür hep. Üstelik sadece şiirsel olmakla kalmayıp, zengin bir dildir de. 'Heart' kelimesi yerine kuru bir kalbi kullanmak zorunda değilizdir mesela Türkçede. "Yürek"ten, "gönül"den bahsederiz. Harfler, bu kelimeleri kullandığınızda içinizden adeta şevkle yükselir. Başka bir kelimeyi, örneğin, "hissetmek" anlamına gelen "feel" kelimesini "duyumsamak" olarak kullandığımızda ise dudaklarımızda bir gülümseme meydana gelir sanki. Damağınızda yumuşak bir tat bırakır bu kelime. Biri kulağınıza fısıldıyor ve sanki tüm tüyleriniz daha fazlası için isyan ediyor gibidir. Fakat bu güzelliğe sahip olan yalnızca Türkçe midir? "Heart" kelimesinin r ve t harflerinde de göğsümüzden bir figan kopar gibi olmaz mı ya da "feel" kelimesinin sondaki o l harfi bir kadının vücudu gibi kıvrılarak ilerlemez mi kalbimizin derinliklerine?
Fransızcada
, "I miss you." yani "Seni özledim." denmez mesela,
"Tu me manques." denir. "You're missing from me." anlamına
gelir aslında bu cümle. Yani, "Benden eksiksin." demektir. Seni
özledim demekle aynı şey midir şimdi birinin sizden eksik olması? Hangisi kalp
atışlarınızda ritim bozukluğuna yol açar?
21 Ağustos 2016 Pazar
AYDAKİ İLK ADIMLAR | KISA HİKÂYE
(İlk kısa hikâyem olan Aydaki İlk Adımlar bana aittir ve iznim olmadan hiçbir yerde kullanılamaz.)
Ruhunun kırıklarını ölü bakışlarının altına süpüren kadına.
Korku,
güçlü bir duyguydu. Özellikle de oturduğunuz soğuk bank bir hastanenin
bahçesindeyse ve eski bir arkadaşınızın ölüme karşı verdiği savaş
belirsizliğini koruyorsa.
Rüzgâr
yüzüme, tenime dokundu; geride titreyen küçük bir kız çocuğu bıraktı. Kalemi
tutan ellerim soğuktan kızarmıştı ama dizlerime koyduğum resmin üstünde
çalışmaya, resimdeki adamın alnına düşmüş saçlarına gölgeler vermeye devam
ettim. Gökyüzü, soluk bir mavi rengindeydi. Uzaktan gelen konuşmalar fısıltılar
hâlinde zihnime doluyor, oradan mideme düşüp içimdeki boşluğu besliyordu. Büyük
bahçede bir tek çocuk, bir tek gülüş sesi yoktu. Uğuldayan ağaçlar, kararmaya
başlayan bulutlar ve etrafımdaki her şey sanki şimdiden onun için yas tutmaya
başlamış gibiydi.
21 Temmuz 2016 Perşembe
Yazar Olmaya Karar Vermek Hayatımızda Neleri Değiştirir?
Yazar olmak ya da en azından bir tanesi olmaya karar vermek, hayatınızda gerçekleştirebileceğiniz en köklü değişikliklerden biridir. İlk başlarda, bir liseye kaydolan gencin heyecanını ve korkusunu yaşarsınız. "Bu insanların arasında yapabilir miyim?" sorusu yazarlıkta, "Bu kadar yazarın arasında yapabilir miyim?" sorusuna dönüşür ve buradaki asıl sıkıntı bir yazar olarak 'hatırlanabilir' biri olarak kalmak istemenizdir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



